İlk Alışverişe Özel %10 İndirim

Düğümdeki Hafıza
Dokuma, yüzyıllardır yalnızca bir üretim biçimi değil, aynı zamanda bir hafıza taşıyıcısıdır. Her iplik, her motif, bir toplumun değerlerini, inançlarını ve yaşam ritmini aktarır.
El dokuması gibi geleneksel yöntemler, yavaşlığın kıymetini hatırlatır bize; sabrın, emeğin ve tekrarın içsel gücünü.
Kullanılan semboller yalnızca süsleme değil, köklerden gelen mesajlardır—koruyuculuk, bereket, dayanıklılık, doğurganlık gibi anlamları nesilden nesle aktarır.
Bu yüzden her dokuma parça, sadece bir obje değil; zamanın, kültürün ve insanın birbirine sarıldığı bir hikâyedir.
EN SEVİLEN ÜRÜNLER

DOĞANIN SANATI,
İNSANIN ZANAATI
Her şeyin hızla tüketildiği bir dünyada biz, tabiatın kendine has ritmine güveniyor ve attığımız her adımın sesini duyarak ilerliyoruz.
Zamana yazılarak bize ulaşan bilgeliğin ışığında, köklere duyduğumuz güvenle yürüyoruz.
Bize çiçek açtıran toprağa sığındığımız kadar, günümüzün ruhunu kucaklayarak, bizi geleceğe taşıyacak bağları örüyoruz.

GÖZLERDE BULUŞAN RUHLAR
Beş duyunun her birine dokunan Gunda çanları, görmek, görülmek ve ruha açılan kapıları aralamak niyetiyle zamanın ve kültürlerin içinden süzülerek doğdu.
Sesini, her biri elde şekillenen metalde buldu.
İnsanlığın en eski ortak dillerinden olan dokuma askılar, kültürler üstü semboller ve Anadolu'nun şiiri kilim motifleriyle buluştu.
Ruhunuza seslenmek, sizi duymak, şerden korumak ve gelenekten geleceğe bağ kurmak için...







